Isn't it rich, are we a pair / Me here at last on the ground / You in mid-air / Send in the clowns / Isn't it bliss, don't you approve / One who keeps tearing around / One who can't move / Where are the clowns / Send in the clowns / Just when I'd stopped opening doors / Finally knowing the one that I wanted was yours / Making my entrance again with my usual flair / Sure of my lines / No one is there / Don't you love a farce / My fault I fear / I thought that you'd want what I want / Sorry my dear! / But where are the clowns / There ought to be clowns / Don't bother, they're here / Isn't it rich, isn't it queer / Losing my timing this late in my career / And where are the clowns / Quick send in the clowns / Well, may be next year..
Hayatta her şey dengeli olmalı. Güzellik, hırs, zeka, güç, aşk... Şu sıralar terazimin dengesi daha çok iş hayatıma kaydı. Sıklıkla duygu ve kaygı durumumu göz ardı ettiğim oluyor. Ki bu yazıya onun için başlamıştım ama çok başka yerlere evrildi. Hepsi o iki bardak cin tonik yüzünden! :) Bazen -çoğu zaman- dengemi şaşırdığım oluyor. Aşırı aceleci ve kaygılı olduğum, kendimi ve hayatımdaki insanları bunalttığım zamanlar. Bazı eski hikayeleri -işime geldiği gibi- yeniden yazdığım ve vicdanımı rahatlattığım zamanlar. "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" (Lekesiz Zihnin Sonsuz Günışığı) zamanları... Bazen ChatGPT ile yazışmak gerçek insanlarla yazışmaktan çok daha kolay geliyor. Kısa, kestirme, duygulardan arınmış diyaloglar. "Lekesiz zihinler"... Her diyalog böyle olsa ne kadar kolay -ve ne kadar korkunç- olur diye düşünüyorum. İş yerinde istediğim bir şeyi en az üç kere tekrarlamak zorunda kalmazdım mesela... Duygusal hayatta ise karşımdaki söylememe gerek kalmad...
Yorumlar